15 Mart 2010 Pazartesi

komsum

iki kapi var onunde soldakini calarsan, komsuya gidersin. komsum koleksiyoncu, cop kolleksiyoncusu. her gun degisik degisik coplerle eve geliyor. hatta bir gun asagi katta rastladim yardim elimi uzattim, o da yardim elime bastonla vurdu. neyse ben yine uzattim, yuku agir malum, bizim pazar arabalarindan var kadinda, yardim edecegiz, kafaya koyduk. beni, copleri calacak kisi sandi; " amerika amerika" diye bagirmaya basladi, ben rusca amerikali degilim deyince, yuzunde bir gulumseme belirdi, dili disari cikti. sonrasinda, yasli kadinin yukunu ust kata cikardim, anahtarla ara kapiyi actim ki anlasin benim komsum oldugunu diye. o da ne? bir kopek cikti. havliyor, e normal havlayan bir kopek. sevdim biraz, kadin da beni seviyor ayni edayla. ben kopegin basini oksuyorum, kadin da benim basimi oksuyor, bit transferinin ortasindayim o vakit. sonra kaynastik, ben ne zman gorsem copleri yukari tasiyorum, o da beni seviyor. sigara ikram ediyor bana, bizim birinci gibi birsey "spasibo" diyorum, kullanmiyorum, yine basimi oksuyor. aramizda bir bag var onunla artik. uzuluyorum boyle olunca, cok yasamak da iyi degil hani, tadinda birakmak lazim..

17.11.09

serhan.

Hiç yorum yok: