2 Kasım 2016 Çarşamba

SEN

bilemedim.

siz mi diyeyim, sen mi diyeyim? bilemedim. hiçbir hukukumuz olmadığından açık ara, siz. instagram'da her fotoğrafını beğendiğim için, yolda görsem; işte St****lm nasıl? ne zaman geliyorsun? arkadaşın b****n iyi mi? vb. sorularla hakkında, ayak üstü 20 dk. kadar konuşabilecek hakkında bilgi ve birikimim olduğu için; sen. yazı benim olduğundan sen, konu siz olduğundan, siz. en nihayetinde klavye bende olduğundan, affınızaa sığınarak; SEN.

SEN;

Instagram'da daha çok kadınları takip ederim. tamam tamam en çok kadınları takip ederim. erkeklerin abv zaten?! zamanında ünlü bir ablamız bana; sen, kadın seviyorsun olum... dediydi. doğru demiş. takip ettiğim kadınlar arasında -her fotoğrafını beğendiğim- kadınlardan biri var. önceki garip cümleden anladığınız üzere; her fotoğrafını beğendiğim birden fazla kadın var. neyse, bu yazıyı Avustralya'dan kendisine hitaben yazıyorum. yazı; bir tür methiye! lakin düz yazı tipinde. evde, bir yok ehhm iki tane boy aynası var ki zaten iki tane evi var.üç mü yoksa? bu yüzden iki ayna. oradaki fotoğraflara bakıyorum. boydan, nefis. uzun boylu, uzun bacaklı. ilkokulda cüce kategorisini birkaç cm ile geçmiş, ortaokulda Çınar'dan (ehuehu Çınar koymuşlar 110 cm çocuğun adını) sonra sınıfın en kısası olan zat olan ben, lisede az çok uzayabilen ben, üniversite sonrasında birçok eski arkadaşımı yolda görünce onlardan uzun olan yine ben! kısacası artık kısa olmasam da; bende boy kompleksi çocukluktan miras, belki de bundan dolayı uzun boy severim. ona ayrıca çok yakışıyor. topuklu ile tepemden bakma şansı yüksek. bu arada, benim g***em diye bir arkadaşım var, kısa boylu ama, hem karizmatik, hem güzel. tabi böyle kadınlar, nüfusun az bir kısmını oluşturuyor. ehehu pardon ya valla.

ayakları bazen çıplak, bacaklarına 10, ayaklarına 11 puan virirsin. öyle yani. hatta ayaklar 40 civarı ama ciddi mühim değil. o derece. zaten kırmızı ojelerle; merhaba bizler ayrı birer detayız aslında diyorlar. kıyafetler, botlar, tulum, bikini, elbise, bikini:). bir kadına giyinmek bu kadar mı yakışır? çok fena. güzel kadın. güzel kadın derken? bu kategoriye mensup pek çok kadın var ama karizması olan güzel kadınlar daha başka işte. ışıldar onlar. hiçbir şeyi abartmazlar, her detay kıvamındadır. ekstra olarak; gür saçlı, eşek gözlü ve muntazam dişlerinin olması... kemikli yüz yapın, güzel gülüşün ve doğuştan seksilik ise bonusun.

bir bakıyorsun kameraya, aynen anlattığım detaylarla. 
yine gelmişsin. gördük tabi.

SENİ, sana anlattım.

uzun zamandır yazmıyorum, paslanmışım.
esen kalın.
ser.

Not: bu yazı bayadır taslakta kalmış, şimdi baktım nedir diye? sahibine postalasam mı acaba? yok be. 

Elif, kişiyi tahmin edersen sen yollarsın bence.  

8 Şubat 2016 Pazartesi

gecenin dordu

en nefret ettigim besyuz seyden biri, ingilizce klavye ile yazilmis bir yazidir. hah elbette duzeltmeyecegim. size bir sey soyleyecegim, benim dnalarimda kesin problem var. bu durum sirf beni etkilese eyvallah. ama oyle degil. benden hala birseyler bekleyen insanlari d etkiliyor. hayatimda kimse olmasa, yok olurdum. 

dayilarimin, halamin, ve tanidigim (%80) kisilerin bana karsi hisslerinin bana etkisinin yazilisi soyle, se-vil-mi-yo-rum. yazmasi kolay ama sevilmemek bazen sorun olabiliyor. beni seven de belli sure sonra sevmeyi birakmali. kati dusuncem. bir kere; koseleri tutmakta gec kalmisim. koseler turulmus, ortada kalmisim. ortada kalmislarin sempatiye ihtiyaclari vardir. ben sempati gormem. tam tersi tehlike gibi gorunurum. aslinda alakasi yok. her seyin daha kotuye gitmesinden sikildim ki bu kacinilmaz, ta ki sona kadar. son ne zaman? benden, eger bir mucize olmazsa gercekten bir bok olmaz. bunu 20 senedir soyluyorum, ilk baslarda abartma olum falan diyorlardi. o abartma diyenleri 5 senedir falan azalarak goruyorum. teorimde hakliyim.

cok uzuluyorum. uzulmuyor degilim. elimden geleni yapmaya calisiyorum ama olmuyor. ben, dogmusum iste, salak-sacma dikkat cekme huylarim ile kardesimin onune gecmisim. ister istemez benim ustume daha cok dusmusler. o yalniz kalmis bence. dogmasam da cok sorun olmazmis. hatta daha iyi olurmus. gercekten. size bir sey diyeyim mi? insanlar cok acayip bir sey yapiyorlar. buyu gibi. ihtiyacin oldugunda, olmadiginda, en mutlu aninda, mutsuz aninda onlarla iletisime gecemiyorsun. gecen kuzen vefat etti; ikinci kusak, ben de en son iki sene once gormustum ama kimseye soylemedim. cok canim acidi, genc olum en nihayetinde.

kimseye soylemedim mi? kimse ile bu konuyu paylasacak kadar bile yakin degil miyim? ne isterdim? maddi-manevi kime ne borcum varsa, hepsini kapatip, yuzlerini bir kutuya koyup, aklimdan atmak. bunu isterdim.

eyvallah.
ser.