17 Haziran 2010 Perşembe

bir semt adi, Moda..



dun gozlerim kapali onu gordum; ruyamin etkisiyle, yari-uyanik halde. yorgunum bu aralar ya ben, gun ortasinda uyumusum. ne zaman gun ortasinda uyusam hep ruya gorurum, gercege de pek yakin olurlar.

bir anda actim gozlerimi, gorduklerimin yine! ruya oldugunu tahmin ederek, yine! bir yandan; "belki de bu sefer gercektir!?" diye dusunmeden edemedim. sonucu bildim; burada olmadigini yada benim orada olmadigimi, kisaaca yanyana olmadigimizi iste. guzel bir ruyadi, dahasi yoktu. sahi ne zaman gormustum ki ben onu? ne zaman dikmistim gozlerimi cok sevdigim telasli hallerine? onu izlemekten keyif aldigimi biliyor mu acaba? ona dikkatlice baktigimda, once kendisini tutmasini daha sonra gulmesini ozlemisim. yaa neee? niye bakiyorsun bana oyle? deyisi gozumun onune geliyor, simdi bile.

uzun zamadan sonra telgraf cektim bugun. etrafta yok bu aralar, ozledin mi diye sormus? guldum, demek aklina gelmisim dedim. acaba neden gelmistim ki gelebilirim, beni dusunur arada ama bu sefer farkli hissettim. calisiyordu yoklugunu buna bagladiydim; o hala bir hayalperest fakat kronik bir issiz degildi artik. telgrafima cevabinda neden aklina geldigimi anladim, yakininda hatirlatan varmis. bunun olacagini er yada gec biliyordum, ve simdi artik o yolda ilerliyoruz. seameti onceden tahmin etme gibi bir yetenegim vardir benim. kurguyla barisik aklim, ne kurgularsa asagi yukari aynisi olur, gariptir. iyisi asla olmaz ama kotusu olur. esprileri bana benziyormus, hareketleri de benziyormus. peki ya gulusu? iste bu soruyu sormadim, kasten. cevabi duymasam daha iyi dedim. bos birakmazlar zaten onu. bu kadar inatci olmasa, coktan kaparlardi da kucuk yerin taninmisi olmanin verdigi bir cekingenlik vardir ustunde. tul perdenin arkasinda soyunan bir guzeldir, o. bilirsin ki ciplaktir, detaylari sadece kendine saklidir. tul perdeyi aralama isi basli basina "ciddi" bir girisim ister. belki de digerleri gibi alenen soyunsa boyle bir his duymayacaksindir, kim bilir?



moda, ilk ve son gittigim deniz kiyisi idi gecen sene. ilki onunla, ikincisi ise buraya donmeden yaklasik 10 ay once. durdum, adalar'a son kez bakayim diye. sonrasinda bir banka oturdum, en son oturdugumuz, konustugumuz, birbirimize baktigimiz bank oldugunu soylemeden kimseye. bugun seslerimiz cakisti, benim oldugumu tahmin etse de; heyecanliydi. asigim aslinda ona ben. ahh guzel moda, bendeki ozlemini bilmem nasil anlatabilirdim daha baska?

sabah oldu.

gunaydin, gittim ben..

serhan.

17/06/10

14 Haziran 2010 Pazartesi

nette bariz ustunuz olm..


selam,

yeni bir yazi yazsam mi diye icimden gecirdiydim, aslinda yapmam gereken isler de var, cabuk olayim bari de yazayim. kandirmayalim kendimizi, lakin ben ne zaman cabuk oldum ki? nadiren:) basladik bakalim yazmaya, konunun ne olacagini su an bilmiyorum karisik bir seyler olabilir. okuyucularimdan bir tanesi ama sadece biri:P, yazilarimi okuyup, benim hakkimda su kanaati getirmis; "benden bayagi bi bok olurmus." pesimistin biriyim ben, yazilarimda kendime pek yuklenirim, ona istinaden demis olsa gerek. kendisine, cok tesekkur ederim, resmen moralimi duzeltti. ne gariptir di mi? insan, boklu moklu da olsa iyi bir soz yumagi ki biz buna cumle diyoruz duyunca ne kadar seviniyor. duygusal et yiginlariyiz biz, ohaaa olmadi lan bu deyim. neyse silmiyorum, dogal olsun bu yazi. ne demek istedim simdi sen? diger yazilarim dogal degil mi? dogal. ee o zman? pardon abi. iyi, tamam bir daha olmasin. cift kisilikli oldugumu soylemis miydim size ben? soyledin:P Primal Fear'i tavsiye ederim bak, konusu gecmisken, baba filmdir.

ne diyordum ben? hah su ara veya bu ara, o ara da olabilir neyse be twitter cikti, hayatimiza girdi ya; biz sade vatandaslar da iyice anladik bu unlulerin bir cogunun harbiden tIn tIn oldugunu. o nasil bir turkce kullanimidir? onlar nasil tweetlerdir? hemen cevap veriyorum; siktriboktan. bizler, uc kurus kazanalim derken kicimizi yirtiyoruz da allah'in cahil cuhella kisilikleri; dandik bir konser basina 30 bin dolar aliyor veya kismetli yazarlar; uyduruk yazilarindan dunyayi kazaniyorlar. lan ben otuz bin dolari takribi 150 panik atak zaman daraliginda kazanirim, o da olmezsem. ee iste, boyle olunca ister istemez bir tepki doguyor ki dogdu. blog yazanlar da yazarlari degerlendiriyor, diyorlar ki; "ben de x yazar kadar yazarim!" gercekten dogru. inanin, bence bir cogu daha da iyi yazar. bakiyorsun abidik gubidik insanlar ulkemizin onde gelen yayin kuruluslarinda yazilariyla milyonlara hitab ediyorlar. bloggerlar da isyan ediyor, hakli olarak. biz, hobi mobi (bi de bobi var; dunden kalan yemeklerimize bol bayat ekmek dograyalim, varsa kemikli suda kaynatalim, verelim bobilere, yazik onlara. mesaj da virdim:)) niyetine yaziyoruz, en azindan ben. iste toplasan 26 kisi var surda, hadi beni gec en abartimizda bin kusur kisi var onun da kitabi cikti iste. destekliyorum, keske devami gelse. bu kotu yazarlarin, kotu sarkicilarin o kadar parayi kazanmalari haksizlik, vallahi. cok para lan, sapirt.

tweeter'a ilk girdigimde ben de bir kac unlu takip edeyim dediydim ki gercek hallerini en azindan yazi yazarken gorduk, ennaa en komigi bile burada tirt. e tabi millet de uyandi, burada az cok herkes esit. agzi cok laf yapanlar, laf ebelerimiz bazi zamanlar da abartarak laf sokar oldu(k) bu meshur, sanalda acemi kesime. dusman olduk resmen. bu muymus lan? yuhh yazdigi cumleye bak, bu herif nasil sarki sozu, senaryo vs yaziyor? dedigim cok olmustur, sonucta bizim meshurlar bu ortamda biz sade vatandaslara karsi zayif kaldilar. neden diye dusundum? sonra bosverdim bana ne lan dedim. zaten benim sittin tane sorunum var derken, o sirada cevabi buldum, iyi mi:)

simdik bu sanal alemde; yazisa yazisa kendini anlatiyorsun. bacagini, gotunu filan acamiyorsun, en azindan acamiyordun oyle webcam filan yoktu eskiden. bulusunca; yazdigin hatunun biyikli cikma olasiligi, boyunun 1.65 yerine 1.55 olma olasiligi da vardi ki olayin riski buydu. biz mirc'den az mi kiz tavladik? kelimleri dogru yerlerde kullanarak, uygun sarkilar secerek. icq'dan az mi arkadas edindik? lenn olmmm meshurlar siz begendiginiz biri ile tanismak icin netten, sifirdan hemi de; hic caba serfettiniz mi, ne mesakatli bir istir o, bilir misiniz? yoook, di mi? biz bu platformda sizlerden cok daha antremanli ve tecrubeliyiz, haberiniz ola. hadi canim tipis tipis kapatin hesaplarinizi, kalacaksaniz da; once bir dil bilgisi hocasi tutun, sorasina bakariz :P

hehe, hosuma gitti. ne lan bok gibi para kazaniyorlar, ogrensinler duzgun turkce'yi. o de'lar, da'lar dahi anlaminda ayri yazilacak laynn.

gittim.

serhan

14/06/10

6 Haziran 2010 Pazar

cevap vereyim dediydim..


selam,

cok isim var bu aralar gunde 10 saat filan calisiyorum; bildiginiz yumurta ve kapi olayi iste. gerci tam da oyle degildir belki, bilmiyorum. kendime karsi cok acimasizimdir. sadece bugun degil, genelde oyleyimdir. ben; benim guvenimi kaybettim, bu sebebe istinaden de kendime kusum. hani bir baba evladina bozuk calar ya ondan beklediklerini goremeyince, benimki de o hesap. kendimden pek bir bok olmayinca, yillar gectikce hedeflerimden uzaklasmamdan dolayidir kendime kuslugum. anlatmak istedigim, pek konusmuyoruz biz kendimle bu aralar; merhaba.. merhaba.. bu kadar. belki, ileride duzelir, kim bilir?

NNA'yi anlatayim size biraz. o; degisiktir, herkes gibi degildir. ben de biliyorum len, 'degisik ile herkes gibi degil'in ayni kapiya ciktigini, sagolun. yazdim, simdi silemem. aslinda onunla anlasmak zordur, yakinina girmek, hayatina burnunu sokmak gibi isler cesaret ister ki zamani iyi kollamak sarttir. zamani kollasaniz dahi aranizda garip bir bag yoksa, bu mumkun degildir, onu tanimaniz lazimdir. lakin ben onu eskiden taniyorum, aslinda yalanciyiz biz eskiden derken; o kadar da, herkesin bildigi kadar eskiden degil. kendisi; durustlugune laf kondurmasa da bu konunun ustunu kapatmistir. kisa ve net; tanisiyoruzdur, oradan. millet oyle bilir ki eger bir gun bunarsam kesin; o guzelim cimlerde, su yillarda ne de guzel yururduk seninle orada? gibi "tunc:)" kafiyeli bir cumle kurabilirim, suurum kurguya yatkindir ki bunayinca bu ozellik daha da aciga cikar herhalde. tabi, bu cumleyi eger o duskunler yurdunda beni ziyarete gelirse ki pek sanmam, kurabilirim. ona ise bir sey olmaz, planlarinin dogrultusunda az sapmalarla gider, dusmesi, sendelemesi supriz olur. istemem de oyle bir sey olmasini, hemen kosar tutarim kolundan. sana ne oluyor? dese de ilk basta, aldirmam ki ben. tipki 20 km ile giden arabada; duzgun kullan sunu, sallama dedigindeki gibi aldirmam. konuyu gectik ama yaslilikla ilgili son bir not; benim kimsem kalmaz ki eger cok yasarsam zaten, kendimi hic "dede" olarak dusunemedim, biliyorum ki erken gidecegim. zira bu hayatta her yere gec kalsam da, oraya erken gidecegim, sadece bir his diyelim yoksa planli programli gitmeye vallahi hevesli degilim. duygu somurumu de yaptim, artik tekrar bu cumlenin oncesine donelim ki aciklamami yapayim, budur; eger beni, sarhos oldugunda bir daha "tek" suclu cikarir, 11 ayin sultaninda, millet sahura kalkmisken, benzincide senin icin yaptigim soda/ayrana da tesekkur etmezsen, biliyorum ben yapacagimi.

o, iyidir aslinda. iyi oldugunu gormek icin, dikkatli bakmalisiniz, sevgisini gostermese de sacma zaman bir zamanda sizin adiniza oylesine kadeh kaldirabilir, belki sadece kendi icinden isminizi soyler, bu olabilir. ben, hic gormedim ama yine de olabilir'i yineliyorum. siz orada yokken; sizi baskasina karsi delice savunabilir. bu kismi girdigimiz polita sohbetlerinden tahmin edebiliyorum. cok yardim severdir, hayvanlari sever, bazen insanlardan bile fazla. zaman zaman aklima gelir o ve hayvan sevgisi. ornek mi? her kahvaltida zeytin yedigimde aklima gelir, salakca bir cagirisimi vardir, zeytin ile onun hayvan sevgisinin. tabir-i caiz ise pis bakar, buyuk ve yayvan bir goz yapisi vardir (resimdeki gibi), uzun sure bakmaniz sonucu etkilenmemek zordur, bunun pek tabi ki farkindadir. fena laf ebesidir, eger laf ebisi degilseniz uzun cumleler kurmayin ona karsi, iplemez sizi pek, salak oldugunuzu, tutuk oldugunuzu filan dusunur, koz verirseniz ona. ters dusuncelerde bile olsaniz az/cok kitap karistirmis birileri ile tartismayi, bayik bir sohbete tercih eder. bu tartismalarda aslinda tartismaya bagimsiz olarak cogunlukla insanin gozunun icine o kocaman gozleri ile bakar, konusurken de biraz daha buyutur gozlerini. kadin veya erkek, dalip giderseniz o gozlere; ne soyleyeceginizi de unutursunuz, tartismayi kazanmak icin bunu yapabilir, keza dedigini kabul ettirmek icin de yapabilir, bu olaydan bence buyuk bir haz alir. ben ne soyleyecegimi unutmam, illaki araya espriler sokustururum, cok ciddilesmeyi sevmiyorum onunla. o da zaten bu esprilere guler ve gulmeyi de sever, gulmek de ayrica cok yakisir. kendisi de iyi espri yapar, akillidir bayagi, hakkini yedirtmez kimselere. burnuna "pis" kokular gelirse, pesine duser olanlarin. yaptigin bir hata varsa yuzune defalarca vurur. onun yaptigi sana ters gelen bir sey varsa da yuzune soylensin ister, arkadan konusulmasi yerine.

bu arada benim onu onemsedigim kadar o da beni onemser, ya da onemser mi? onemsesin isterim belki de isterdim. yok isterim. seviyorum onu. hayatinda benimle alakasiz tarzda birilerini secse de, arada bana kizsa da yanimda her zaman guvende oldugunu bilir de sorarsan; ben kendi kendime yeterim, kimsenin guvenine vs ihtiyacim yok der, zaten ben de sormam. ses tonuna sinir olsam bile, duymak isterim arada. naziktir ama tesekkuru bile soguktur, kizmissa bir seye zaten sittin sene duzeltemezsin, sen de bayar; iyi, peki dersin. saclari guzeldir, cok minyon degil ama iri de degildir, duzgundur fizigi, hostur. guldugunde disleri dikkati ceker, oldukca muntazamlardir.

mesajina cevap vereyim derken hakkinda yazi oldu iste. bir keresinde de ona bir seyler yazmistim. hissetmistim, sevmisti. ohaa sonuc itibari ile onun da duygulari var, bazen sevinebiliyor, duygusallasiyor demek istedigim; herhalde duygusallasiyordur:/ belki de ilk defa bana istek uzerine olsa dahi; iki adet "iyi" sey soylemistir. yazis saati erken olmasa, direkt alkollu derdim (ve imla hatasi vardi ki hic yapmaz) cunku cok da ozlemedigini soyledigi biri icin, haddinden fazla uzun yazmisti. onceden de dedigim gibi ben kendimi ona hatirlatiyorum, eger bir seyler karalamasam, onun aklina gelip de yazacagi yoktur ya da aklina gelsem de yazmaz. yazdiklari vardir elbette ama onlardan biri ben degilimdir, hic de olmadim. bir kere mi ne yazmisti durup dururken galiba, pek hatirlamiyorum.

bu yaziyi okurken ne hisseder bilemem; gulumser herhalde, gulumserken de 'serseri, taniyor beni' tarzi bir seyler der, ya da demez. aglar mi ki, gozleri dolar mi? niye aglasin, neden gozleri dolsun? boyle bir ihtimal yok gibi bence. aglasin, di mi sero? diyenlere cevabim; zor soru. eyvallah, biri sizin hakkinizda alenen bir seyler karaliyorsa, duygulanmamaniz icten bile degildir de o oyle degildir, sanirim. belki de azicik gozleri dolsa, bu yazi; hep hatirlayacagi anilarindan biri olarak bile kalabilir, sevdim bu fikri aslinda. insan uzakta olunca, "unutluyorum lan galiba ben.." psikolojisine giriyor, hah ben o psikoloji cukurundayim, n'ber? velhassilkelam sadece mesaja cevap vereyim dediydim de yazi, uzadikca uzadi iste. zaten pek kisa yazarim ya:/

ben gidiyorum.

06/06/10

serhan.

not: okudu, sifir tepki. o, oyle iste..

1 Haziran 2010 Salı

ben niye mutsuzum?


selam millet,

sahi olm, ben niye mutsuzum? hakli miyim mutsuz olmakta ki bunu da merak ediyorum. haksiz yere mutsuz olmak istemem ben, bu da beni mutsuz kilar bak. kuran carpsin istemem, haram lokma da girmesin bogazimdan. (Aytek; bakiniz) karikaturistler, yaratici insanlar vesselam. aaaa "turistlermis aslinda onlar.." gibi bir espri yapmiyorum, yapmayacagim, dur baska seyler dusuneyim. tamam gecti, ne dusundum diye merak ediyorsunuz di mi? tamam lan sizi niye merakta birakayim ki? hem, bu da beni mutsuz kilabilir. manti dusundum, tamam mi? tam dokuz aydir "gercek" manti yemedim cunku. hep yalancisindan yedim, bakkaldan manti makarna al icine kiyma doldur, piserken kiymalar bir bir filop diye makarnadan ciksin. sen de tabaga koyarken onlari tekrardan icine yerlestir. yemek iki dakika, tabaga koymak (dizmek) yarim saat amina koyiim, gorsellik de onemli lan, benim icin. bir seyi yapcaksan tam yap, yoksa git yapma. hepsi mideye gidecek nasil olsa diyenler; her seyi blenderdan gecirip yiyiverin o zaman. zaten sumak da yok burada, kirmizi pul biberim de bitti off..

oncelikle cok cici bir kiz arkadasim var, kendisi felaket kiskanc ayni eskisine benziyor. sanki eski iliskime hic ara vermemis gibiyim, yemin ederim. olm, klon olsalar bu kadar olur, allah'in baltiklarinda gidip aynisini buldum, karakter olarak. tipleri pek benzemiyor. turkce de ogrendi zaten, genc beyin tabi;) o kisimdan da sictik, gizli sakli hic bir seyim kalmadi. 32 yasinda herifim, elinde bir kumandam eksik onu da versem tam olacak. her seyime istedigi gibi karar verir o vakit, yorulmaya ne hacet? soyledim zaten; istemem, o zaman zevkli olmaz diyor. anlatiyorum, kizim, yavrum, guzel evladim diyorum; tamam, siz burada oyle kivircik sac, esmer, kildi tuydu seviyorsunuz, eyvallah bizler de kibar insanlariz, diger avrupa'li okuzler gibi degil; paylasmasini bilen, eli acik bir irkiz, ben de hatta bu irkin en eli acik olaniyim, enayi var ya hah; onun bir kademe altiyim, belki de oyum, sittir et. bu sebebten dolayi da hayatimda bi sikimim yok, demek istedigim bi sikim var heh. benim ailem zengin degil(artik). tr'nin yeni yuzu, sarisin guzel kadin: tansu ciller'in 5 nisan paketini, devaulasyonu vs hatirlayanlar bilir, ordan baslayan bir onlenemez cokus idi bizimkisi, hep indik yokus asagi. akrabalarimin durumu iyidir de onlar da 100 yasina kadar yasarlar, allah uzun omur versin pek tabi. hani mirasti, oydu buydu hikaye zaten bana kimse ailede bi bok birakmaz. hee iste tek bir artim var; ben hasbelkader okudum, son olarak da cevre masterim bitiyor. basvurdugum islerden ise daha bir bok yok. bundan once geri donusum isinde yillarca calistim, sektor degistirmek istiyorum, zorundayim. o ise her sey para degil; ben boyle mutluyum diyor, iyi bir katolik, her pazar ona; "kiliseye gidenlerden bir tek seni bana ekledim.." diyorum, guluyor. haa bi de "say hi to jesus" esprisini de yapiyorum. ona gore cok komikmisim ben, e tabi burasi odun dolu oldugundan komik geliyor, olabiliriz de komiklik para kazandiyor mu yavrum? kazandiriyor da bana kazandirmiyor. bu arada, konusu gectigi vakit evlenme isini surekli erteliyorum, pek de gecer oldu. okulunu da bitirdi. haa aklimdayken; oburu de oyle derdi, mutluyum seninle derdi, komiksin derdi. sonra ise isler farkli oluverdi, direkt degil ama dolayli yoldan farkli oldu. salak degildik, anladiydik. zaten gittikten sonra; iyiliklerin havada kalir, kotuluklerin adinin yanina sifat olur. bu sebebten mutevellit yeteri kadar param olmadan asla.. bu arada oburu dedigim; nisanlim idi, evli degildik.

ben, su an kendime dahi zor bakiyorum ki annem ve babamin yardima ihtiyaci var. bu durumda kalmak beni kahrediyor, deliriyorum. millet mazallah super, anasini satayim. hangi ise ellerini atsalar, 100. silecegim lan o facebook'u da herkes cin, bi salak ben. gecen yaz annem fenalasti, yolda dustu. beynine pihti gitmis de hemen acilmis allah'tan, ssk olmasa sictiydik. ben telefonla aradim dayim geldi, kimsem yok amina koyim, isim de yok o ara, sikismisim bok gibi. iste sagolsun bir kac arkadasim geldi. alacagim annemi goturecegim acibadem'e vs zaten babam da yas 72 adam sasirmis, garip garip bakiyor. bende panik atak tavan. hemen ordan hemsireyi yakaladim diyazem vurdurdum ki olaylara hakim kalayim. sonra dayim fena oldu, caktirmadan baska hastaneye gitti de tansiyonunu filan baktilar klasik, gotune yarim ampul diyazm caktilar, iyilesti. dolara endeksli onun sagligi; dolar cikinca, tansiyonu dusuyor oyle. 3 saat sonra geldi, annem toparladi allah'tan ama 5 saat orada bayagi bir surunduk. dayi, annemin hatirina susuyorum da buradan sana sesleniyorum; abla'n goztepe ssk'da sefil oldu, pezevenk. bu mu ulan kardeslik? bizim agabeyimiz oleli yillar oluyor, benim bir gunum onu dusunmeden/anmadan gecmiyor. bu ibnelere muhtac kaldik ya, taa amina koyayimm ben bu hayatin. en son doktora yapayim da ogretim uyesi kalayim dedim, onun icin de iste avrupa'nin universitelerine transkriptlerini vs yolluyorsun, onlar da inceliyorlar sana burs verelim mi, vermeyelim mi diye cevap veriyorlar. turkiye'de bir bok olamazsin, verilen paralarla, uc sene daha dayanamam zaten ben. ee tabi bir turk, yabancilar icin en kolay "hayir" denecek insan oluyor. dedim ya kotuluk yanina sifat olur diye; al barbar turk. iki kere tarihte kurtarmisiz musevileri aha bak yapilana, adam ates aciyor gemiye, dusmussun heyyy oyle van minutle olmuyormus, de mi?

para kazanmam lazim, sagligim zaten kulluyen bok. sakinlestiricilerle yasiyorum, psikolojim fena, bundan siyrilmam lazim. ailem enteresandir; hala benden medet umabiliyor veya ben uzulmeyeyim diye umar gibi gozukuyorlar. iyi guzel de bende bu potansiyel var mi, ya da kaldi mi ki acaba? yorgunum olm ben, genc yasta cok dusunur oldum, zekadan yedik sanirim:) eskiden kendimi zeki sanirdim da simdi bildiginiz salak olduguma karar verdim. bu yasa kadar bir insan evladi bir boku beceremiz mi ama? beceremezse, onun dilimizdeki karsiligi; salak olur iste. soyle bir hesapladim da benim ayda en az 4-5 bin avro kazanmam lazim ki hem hayatimi yeniden kurayim, hem de annnemi, babami esaretten kurtarayim. hem bazi borclarim var, onlari da odeyeyim. alsinlar babalarina da (dedem) kendileri baksinlar, allah'in dedikoducusunu. su is basvurularimdan bir sey ciksin mesela TAV? TAV hee desen olmaz mi,TAV sana diyorum, bakmiyor. Valeo da olur, bak. iyi bir yer olursa ogretmen olmaktan vazgececegim, bu kararimla turk egitim sistemi sarsilacak biliyorum da.. napalim care yok :) saka bir yana bu problemleri ivedilikle cozmeliyim ben. cozumu belli iste; iyi bir is, yeni bir is, dolgun measli zevkli bir is. ha bi de su eksrasistollerim de geciversin, rahatsiz ediyorlar beni. son olarak da; tam guvenebilecegim, kazik olmayan bir deli doktoru da lazim. yoksa rehineleri teker teker mihlarim, lanet olsun. yaparim bu dedigimi dostum, sakam yok, bunu o lanet kafana sok ahbap, anladin mi?:)@! veee iste o soru; mutsuz olmakta hakli miyim ben simdi?

budur.

haydi eyvallah

01/06/10

serhan.