31 Mart 2011 Perşembe

vayy karga

iyi aksamlar,

guzel ulkemizde her bir halta karistiklari gibi; garip bir karar sonucu bloglara da erisim bir sure engellenmisti. bu sure zarfinda gercekten icimden hic yazmak gelmedi, oysa ki; dns ayarlarini degistirmeyi yurdumun her ferdi biliyordu, panige gerek yoktu ya da vardi. zaten ben yurt disinda ikamet ettigimden dolayi bu yasak beni gorunuste pek ilgilendirmedi. yazsam, yazardim hani. tesbihte hata olmaz; blog yazmak mangal yapmak gibi bir sey. her ikisi de tek kisilik isler degil, zevki cikmaz. diyelim ki yazdim, sonra da okudum ee ne oldu? hic, ibis oglu sibis.. insallah boyle abuk sabuk kararlarla bir daha karsi karsiya kalmayiz. pehh ben de bu dilegime pek inanmadim ama bosverin.


yataktan firladim, ter icindeydim. bas ucumda duran sudan iki yudum aldim. zaten basucumda hep su dururdu. bu arada, kirba gibi su icerim; annem boyle der. kalbim cok hizli carpiyordu, evet yine kabus gormustum. sik sik "sik gibi" kabuslar gorurdum. bunun sebebi ise; hayatimin 'superman'inin, bu dunyadan aniden gitmesi idi. evet abim yoktu, bizi birakip gitmisti. hani digerlerini anlarim da, beni nasil birakmisti lan? cok ani olmustu. ben, gunlerimi annemlerin odasindaki yatakta geciriyordum. kimseyle konusmuyor, zorla iki kasik yemek yersem yiyordum. boktandi vaziyetim, toparlanma vakti geldi diyenlere kin besliyor, odaya gelenlere de pek misafirperverlik gostermiyordum. gunlerim bu sekilde, "karbon kagidi" misali geciyordu. gulenleri duymak, eglenenleri gormek istemiyordum. aslinda hicbir sey duymak istemiyordum. sessizlikti tek istegim ve gozumu kapamak. bu sesizligi, bizim karsi dama her sabah 5-6 gibi konan karga bozuyordu. bilindik iste karga sesiyle 'gak'liyor, herkese dusman kesilmeye hazir beni ise, kolayca kendisine dusman ediveriyordu.

peder; avci, abi de atesli silahlara merakli oldugundan mutevellit bizim ev, cephanelik gibiydi. kafaya takmistim, kargayi tahtalikoye yollayacaktim. evin en kucuk ferdi olarak bana, yerli mali yurdun mali, parasut sacma atar havali tufek dusmustu. annem bu silah/tufek mevzularina bozuk caliyor olaylarin musebibi olarak babamin av merakini gosteriyordu. boyle bir durum vardi, lakin; kimse de benden havali tufegi geri isteyemiyordu. bu hayvanogluhayvan; yan bahcedeki pust yasar amca'nin daminda, soba borusunun ustunde durup her sabah imanina kadar gakliyordu. e ben de dokuzuncu kattan kabak gibi goruyordum hedefi. 4-5 gun boyunca bu herif ne zman gelse, bacayi nisanliyordum. kendisine atmiyordum, nedense?

derken; benim yaptigim aktivite sayisnin uce ciktigini anladim. uyuyor, bir seyler yiyor, kargaya aslinda bacaya  sacma atiyordum. karga resmen beni oyalar olmustu. gelmeyince meraklaniyordum, cocuktum. artik bacanin iyice asagisini nisan aliyordum. kargaya bir sey olursa, hayata baglandigim bu garip bag kopabilir diye. karga da sagolsun, arada gec kalsa da gelmemezlik yapmiyordu. ve onceki gunden kalan ekmekleri balkona koyar oldum. guvercinler gelip yiyorlardi ama benim hedef; karganin gelip yemesi idi. belki beklediginiz son degil ama; karga hic bizim balkona gelip, ekmek kirintilarini yemedi, arkadas filan da olmadik. (temkinli hayvanlar tabe, bosuna 150 yasina kadar yasamiyorlar.) gaklamaya devam etti, benim ilk zamanlar donla balkonda kargaya ana avrat dumduz gitmem yerini tebessume birakmisti. sonra yavas yavas asagi inip futbol oynamaya, arkadaslarimla konusmaya basladim. karganin oldugu mekana tirmanip, antin kuntin yiyecekler biraktim cok kere. aradan yillar gecti, her gakladiginda duygu durumuma gore tepkiler verdim.

kargalari bu acayip traji-tesadufi olaydan dolayi cok severim. hatta simdi kaldigim yerde bir tane daha karga var, onu besliyorum devamli. esek kadar oldu. neyse diyecegim sudur ki; blogu bir daha kapatmayin ibneler. arada yaziyoruz, paylasiyoruz iste.

saygi&sevgi.

serhan.

alin mac linki: http://www.myp2p.eu/index.php?part=sports