16 Ağustos 2010 Pazartesi

bu aralar, ben bir avni'yim!


hey,

Sanirim cok kisa bi yazi olacak lakin gunlerdir bu konu hakkinda kafa yoruyorum. Su anda arka fonda (jane fonda da vardir, bak); “three doors down” diye bir grup var, caliyor. Bu grubun varligini; pek gecerli sebebler sonucu, yillardir konusmadigim bir arkadasimdan ogrenmistim. Onu ozledim mi? Hayir ama bazi sarkilari dinlerken aklima gelir, o kadar.

Uzun zaman sonra hava biraz eser gibi oldu bugun, ben de pencere kenarina kuruldum. Daha sonra bu dunyada, ihtiyac esnasinda, bana en cok yardim eden arkadasimin; bir anda yine bana sirtini cevirmesini dusundum, son bir hamle yapmaliyim dedim. Denedim, negatifti sonuc. Keyfi bilirdi. Canim sikildi mi? hem de cok, gozlerim dahi doldu ki; pek goz yasi dokemem, uzulurum ama goz yasi dokme konusunda “ozurluyum” iste. Zaten 33 yasinda, ayi gibi bir herife de maksimum huzunlenmek yakisir, raki kadehin onunde vs. iste oyle. Bu arada; dans edemem, sarki soyleyemem, enstruman da calamam. Oyle ki; sarkilari istem disi bir sekilde aptal aptal melodilerle soylemeye calisip; etrafi rahatsiz ederim, fulut bile calamam ayrica dans ederken yandaki vatandasa omuz atip kavga ettigim de vakidir. Sadece rock muzik calarken; az biraz sallanirim. Niye soyledim ki bunlari? Arkadasim, bunlar hakkinda benimle cok dalga gecerdi, farkim neydi bilir misiniz? Ben bu sakalarin hepsini kaldirirdim (aslinda gercekti, umumi bir ortamda soylenince adiniz cikardi, hepsi oydu.), umarim, ilerleyen hayatinda kendisine; bu sakalarini kaldirabilecek, “baba” arkadaslar bulur. belki de ben nasil ilk paragrafta anlattigim zati, muallakta hatirliyorsam, o da ayni sekilde beni hatirlar. Zaman gosterir, bilemem.

Bu sicakta butun hirsimi spor solonundaki agirliklardan aldim. Zati, hayatimda duzenli olarak yaptigim tek sey de budur. Aslinda nem sagolsun o bile sekteye ugradi, ne bicim hava lann bu diyerek havaya da bir sovelim ki adet yerini bulsun. Onu iyi tanidigim icin bana hicbir aciklamada dahi bulunmadan kestigi iliskinin tek sebebi; serhan, “bir daha benden bir sey isterse, onunla konusmayacagim diye kendi kendine yemin etme ihtimalidir.” Allah’i var yillarca neye ihtiyacim oldugunda, yardimima kosmustur. Onu ozler miyim? Evet ama onun da hesaba katmadigi; gun gelip de len bi serhan vardi deyip; "ic cekerek, rakisindan yudum alacak ve beni ozleyecek olmasidir!" ya da ben oyle saniyorum, belki de salagim. Su anda; sirtindan bir yuk kalkmis gibi, “ohh bee sonunda kurtuldum laa su heriften!” vs de diyor olabilir, kim bilir? O kadar cok seyler oldu ki hayatimda, bir boka sasirmaz oldum. Aslinda, son derece sinirli ve dusunceliyim; kelimelerle, su anda icinde bulundugum durumun muhakemesini ancak bu kadar yapabildim. Rahmetli usta Oguz Aral'in Avnisi cok guldururdu bazen de huzunlenirdi ya; ben, bu aralar huzunlu Avni'yim.

Gelelim bir konuya daha; fazla iltifat gote onlenemez bir irtifa kazandirir, bunu herkes bilir. Onun hakkinda ki; (buradaki ‘o’ yukarida bahsi gecen arkadasim degil, pek tabiki de baskasi) kitap yazabilirim, ama yazmam lan o kadar da degil. Bazi zamanlar ister istemez dusunuyorum da; komik geliyor. “olur mu lan acaba? neden olmasin ki?" de diyorum. cumle bitiminde ise, bu sefer; sacmalama lan! kendine gel seroo diyorum, kendime geliyorum. Ne yazik ki; cocukken bir suru oyuncagim oldugunda bile; yan komsunun oyuncaklarinda da gozum kalirdi. Sanirim bu; burcumun ve yukselenimin akrep olmasindan dogan pislik bir huy olsa gerek! ehmm kufur etmeyin ama. Laf aramizda; oyuncak da oyuncak ama..

Kactim, bebegim geldi.

iyi aksamlar.

16/08/10

Serhan.

Not: yazi yine kisa olmadi kiii.. Okuyana eyvallah..

Hiç yorum yok: