19 Kasım 2011 Cumartesi

beyaz saçlar

n'ber bilog? iyilik demeni beklemiyorum koç, öylesine sordum. nasılsa benim blogumsun, ne bileyim şöyle twitter fenomeni bir lavuğun sıklıkla ziyaret edilen bir biloğu veya genç bir kızımızın içindeki bastırılmış seksüel dürtülerini yazdığı bilog da olabilirdin. ehueheu ama şansına edeyim ki benim blogum olmuşsun. bi' bok olmaz lan senden. -kişileştirmek- gördüğünüz üzre; yazılarımda çok kullandığım bir tarzdır. neden böyledir? sanırım derdini anlatamayana tercüman olmak gibi -gereksiz- bir misyon yüklemişim kendime. bu arada siz nasılsınız okuyan güruh? umarım herkesin keyifleri gıcırdır. haha ben mi? bok üstün bok. oğlum bir kere de -iyi ol be!- dediğinizi duyar gibiyim; değilim kardeşim, iyi miyi değilim.


dün yıkandım ve spor salonuna gittim. spor salonuna gitmeden önce yıkanılır mı? diye sormayın. ben yıkanırım, zati eve gelen ve sadece bana ait olan sıcak su kullanımı aha da 4 ton. dikkatinizi mıncıklarım; soğuk suyu da saymıyorum. deprezedeler orada inim inim inlerken benim keyfime hayvan gibi su kullanmam için ne deseniz haklısınız. sanırım ben bir önceki hayatımda su aygırı filandım. bir de psikolojik olarak rahatsız olduğum için suda hayat buluyorum. neyse bu kadar zırvalamak yeter; salona gittim işte, kafamda Bob'un hediyesi Fenerbahçe beremle. Bob da kim derseniz; bob, benim erkek arkadaşım sdfsdstsfds. cıvımayın lan şaka yaptık. geçen bayram süresince, TR'de çekilen bir hollywood filminde -ayakçıdan hallice- bir görevde çalışmıştım. heh orada tanıştığım, 50lili yaşlarda bir adam. ellilili de komik kelimeymiş.  


sporda, kardiyo hesabına bisiklete biniyorum, öncesinde xanax'ı çakmışım ve sakinleşmeyi bekliyorum. derken bereyi çıkardım, kitabımı (evet, kitap okurum.. mesajımı verdim..) okurken gözüm, parlayan beyaz saçlarıma takıldı. yeni yıkandığım için saçlarım parlıyordu ama beyazlar daha mı çok parlıyordu, yoksa dikkatimi mi çekti de bana mı öyle geliyordu; bakın bunu tam bilemedim. neyse baya beyaz varmış lan saçlarımda. sonra içimden ''daha iyi lan beyazlasın saçlarım, pesimist karakterimle pek bi' uyum sağlar hemi de'' dedim. sonuçta idmanı omuz ve bacak çalışıp, bitirdim. kafamda çözülmesi gereken bin tane poroplem ( © kuzey tekinoğlu :P) dün yaşandı bu durum, taze. o değil de; bazı olaylar çok fena içime oturmuş. içim -oturak- gibi oldu amk :S ee ben bunların intikamını -tekeerr tekeer- almaz mıyım birader?


hah zaten olay da bu. eskiden olsa alırım, anasını bile bellerim vesaire derdim. şimdi ise; -koy götüne rahvan- diyorum. beyaz saçların bir etkisi bu midir acaba?!


öperim.


unutmadan; akşama #fenerinmacivar.


serhan.

1 yorum:

seroo dedi ki...

babam: amiyane bir yazı, berbat.


sağol baba, eyvallah :S