6 Haziran 2010 Pazar

cevap vereyim dediydim..


selam,

cok isim var bu aralar gunde 10 saat filan calisiyorum; bildiginiz yumurta ve kapi olayi iste. gerci tam da oyle degildir belki, bilmiyorum. kendime karsi cok acimasizimdir. sadece bugun degil, genelde oyleyimdir. ben; benim guvenimi kaybettim, bu sebebe istinaden de kendime kusum. hani bir baba evladina bozuk calar ya ondan beklediklerini goremeyince, benimki de o hesap. kendimden pek bir bok olmayinca, yillar gectikce hedeflerimden uzaklasmamdan dolayidir kendime kuslugum. anlatmak istedigim, pek konusmuyoruz biz kendimle bu aralar; merhaba.. merhaba.. bu kadar. belki, ileride duzelir, kim bilir?

NNA'yi anlatayim size biraz. o; degisiktir, herkes gibi degildir. ben de biliyorum len, 'degisik ile herkes gibi degil'in ayni kapiya ciktigini, sagolun. yazdim, simdi silemem. aslinda onunla anlasmak zordur, yakinina girmek, hayatina burnunu sokmak gibi isler cesaret ister ki zamani iyi kollamak sarttir. zamani kollasaniz dahi aranizda garip bir bag yoksa, bu mumkun degildir, onu tanimaniz lazimdir. lakin ben onu eskiden taniyorum, aslinda yalanciyiz biz eskiden derken; o kadar da, herkesin bildigi kadar eskiden degil. kendisi; durustlugune laf kondurmasa da bu konunun ustunu kapatmistir. kisa ve net; tanisiyoruzdur, oradan. millet oyle bilir ki eger bir gun bunarsam kesin; o guzelim cimlerde, su yillarda ne de guzel yururduk seninle orada? gibi "tunc:)" kafiyeli bir cumle kurabilirim, suurum kurguya yatkindir ki bunayinca bu ozellik daha da aciga cikar herhalde. tabi, bu cumleyi eger o duskunler yurdunda beni ziyarete gelirse ki pek sanmam, kurabilirim. ona ise bir sey olmaz, planlarinin dogrultusunda az sapmalarla gider, dusmesi, sendelemesi supriz olur. istemem de oyle bir sey olmasini, hemen kosar tutarim kolundan. sana ne oluyor? dese de ilk basta, aldirmam ki ben. tipki 20 km ile giden arabada; duzgun kullan sunu, sallama dedigindeki gibi aldirmam. konuyu gectik ama yaslilikla ilgili son bir not; benim kimsem kalmaz ki eger cok yasarsam zaten, kendimi hic "dede" olarak dusunemedim, biliyorum ki erken gidecegim. zira bu hayatta her yere gec kalsam da, oraya erken gidecegim, sadece bir his diyelim yoksa planli programli gitmeye vallahi hevesli degilim. duygu somurumu de yaptim, artik tekrar bu cumlenin oncesine donelim ki aciklamami yapayim, budur; eger beni, sarhos oldugunda bir daha "tek" suclu cikarir, 11 ayin sultaninda, millet sahura kalkmisken, benzincide senin icin yaptigim soda/ayrana da tesekkur etmezsen, biliyorum ben yapacagimi.

o, iyidir aslinda. iyi oldugunu gormek icin, dikkatli bakmalisiniz, sevgisini gostermese de sacma zaman bir zamanda sizin adiniza oylesine kadeh kaldirabilir, belki sadece kendi icinden isminizi soyler, bu olabilir. ben, hic gormedim ama yine de olabilir'i yineliyorum. siz orada yokken; sizi baskasina karsi delice savunabilir. bu kismi girdigimiz polita sohbetlerinden tahmin edebiliyorum. cok yardim severdir, hayvanlari sever, bazen insanlardan bile fazla. zaman zaman aklima gelir o ve hayvan sevgisi. ornek mi? her kahvaltida zeytin yedigimde aklima gelir, salakca bir cagirisimi vardir, zeytin ile onun hayvan sevgisinin. tabir-i caiz ise pis bakar, buyuk ve yayvan bir goz yapisi vardir (resimdeki gibi), uzun sure bakmaniz sonucu etkilenmemek zordur, bunun pek tabi ki farkindadir. fena laf ebesidir, eger laf ebisi degilseniz uzun cumleler kurmayin ona karsi, iplemez sizi pek, salak oldugunuzu, tutuk oldugunuzu filan dusunur, koz verirseniz ona. ters dusuncelerde bile olsaniz az/cok kitap karistirmis birileri ile tartismayi, bayik bir sohbete tercih eder. bu tartismalarda aslinda tartismaya bagimsiz olarak cogunlukla insanin gozunun icine o kocaman gozleri ile bakar, konusurken de biraz daha buyutur gozlerini. kadin veya erkek, dalip giderseniz o gozlere; ne soyleyeceginizi de unutursunuz, tartismayi kazanmak icin bunu yapabilir, keza dedigini kabul ettirmek icin de yapabilir, bu olaydan bence buyuk bir haz alir. ben ne soyleyecegimi unutmam, illaki araya espriler sokustururum, cok ciddilesmeyi sevmiyorum onunla. o da zaten bu esprilere guler ve gulmeyi de sever, gulmek de ayrica cok yakisir. kendisi de iyi espri yapar, akillidir bayagi, hakkini yedirtmez kimselere. burnuna "pis" kokular gelirse, pesine duser olanlarin. yaptigin bir hata varsa yuzune defalarca vurur. onun yaptigi sana ters gelen bir sey varsa da yuzune soylensin ister, arkadan konusulmasi yerine.

bu arada benim onu onemsedigim kadar o da beni onemser, ya da onemser mi? onemsesin isterim belki de isterdim. yok isterim. seviyorum onu. hayatinda benimle alakasiz tarzda birilerini secse de, arada bana kizsa da yanimda her zaman guvende oldugunu bilir de sorarsan; ben kendi kendime yeterim, kimsenin guvenine vs ihtiyacim yok der, zaten ben de sormam. ses tonuna sinir olsam bile, duymak isterim arada. naziktir ama tesekkuru bile soguktur, kizmissa bir seye zaten sittin sene duzeltemezsin, sen de bayar; iyi, peki dersin. saclari guzeldir, cok minyon degil ama iri de degildir, duzgundur fizigi, hostur. guldugunde disleri dikkati ceker, oldukca muntazamlardir.

mesajina cevap vereyim derken hakkinda yazi oldu iste. bir keresinde de ona bir seyler yazmistim. hissetmistim, sevmisti. ohaa sonuc itibari ile onun da duygulari var, bazen sevinebiliyor, duygusallasiyor demek istedigim; herhalde duygusallasiyordur:/ belki de ilk defa bana istek uzerine olsa dahi; iki adet "iyi" sey soylemistir. yazis saati erken olmasa, direkt alkollu derdim (ve imla hatasi vardi ki hic yapmaz) cunku cok da ozlemedigini soyledigi biri icin, haddinden fazla uzun yazmisti. onceden de dedigim gibi ben kendimi ona hatirlatiyorum, eger bir seyler karalamasam, onun aklina gelip de yazacagi yoktur ya da aklina gelsem de yazmaz. yazdiklari vardir elbette ama onlardan biri ben degilimdir, hic de olmadim. bir kere mi ne yazmisti durup dururken galiba, pek hatirlamiyorum.

bu yaziyi okurken ne hisseder bilemem; gulumser herhalde, gulumserken de 'serseri, taniyor beni' tarzi bir seyler der, ya da demez. aglar mi ki, gozleri dolar mi? niye aglasin, neden gozleri dolsun? boyle bir ihtimal yok gibi bence. aglasin, di mi sero? diyenlere cevabim; zor soru. eyvallah, biri sizin hakkinizda alenen bir seyler karaliyorsa, duygulanmamaniz icten bile degildir de o oyle degildir, sanirim. belki de azicik gozleri dolsa, bu yazi; hep hatirlayacagi anilarindan biri olarak bile kalabilir, sevdim bu fikri aslinda. insan uzakta olunca, "unutluyorum lan galiba ben.." psikolojisine giriyor, hah ben o psikoloji cukurundayim, n'ber? velhassilkelam sadece mesaja cevap vereyim dediydim de yazi, uzadikca uzadi iste. zaten pek kisa yazarim ya:/

ben gidiyorum.

06/06/10

serhan.

not: okudu, sifir tepki. o, oyle iste..

2 yorum:

penelope dedi ki...

manyakmısın len sen...


ne şimdi ..o anlattığın okusunda duygulansın ,yüzüne yüzüne söyleyemediklerimi burdan diyeyim dediğin şahsı muhteremi kendin gibi anlatıyosun..ha sevdiğin birine itafen yazdığın şeyde yoorum yapmak demek ,iki kişi konuşurken üçüncüye düşen işi yapmak demek ,biliyorum da ben aslında ..ama ben hep o üçüncü kişi olurum bu durumlarda ya..alışkanlık galiba:)

şşşşşş..konunun öznesi olan saygıdeğer..bu çocuk ne seviyo seni bee..çatlak ,depresif biraz da sinir biri ..bazan öyle kızıyorum ki okurken ,dizine yatırcan basıcan şaplak ...ama güzel sseviyor -muş- öyle anlaşılıyor..çok da içten..
tunç kafiye ha..benden başka kimse hatırlamıyor sanıyordum ben be.:)))

seroo dedi ki...

peneee,

cok sinir, di mi? yazi olmus demek ki:) zaten, ben bunlari yuzune soylediimm. bir de yazili bulunsun dedim;) oyle yazi iste. tunc kafiye, eski nesildeniz:P