17 Haziran 2010 Perşembe

bir semt adi, Moda..



dun gozlerim kapali onu gordum; ruyamin etkisiyle, yari-uyanik halde. yorgunum bu aralar ya ben, gun ortasinda uyumusum. ne zaman gun ortasinda uyusam hep ruya gorurum, gercege de pek yakin olurlar.

bir anda actim gozlerimi, gorduklerimin yine! ruya oldugunu tahmin ederek, yine! bir yandan; "belki de bu sefer gercektir!?" diye dusunmeden edemedim. sonucu bildim; burada olmadigini yada benim orada olmadigimi, kisaaca yanyana olmadigimizi iste. guzel bir ruyadi, dahasi yoktu. sahi ne zaman gormustum ki ben onu? ne zaman dikmistim gozlerimi cok sevdigim telasli hallerine? onu izlemekten keyif aldigimi biliyor mu acaba? ona dikkatlice baktigimda, once kendisini tutmasini daha sonra gulmesini ozlemisim. yaa neee? niye bakiyorsun bana oyle? deyisi gozumun onune geliyor, simdi bile.

uzun zamadan sonra telgraf cektim bugun. etrafta yok bu aralar, ozledin mi diye sormus? guldum, demek aklina gelmisim dedim. acaba neden gelmistim ki gelebilirim, beni dusunur arada ama bu sefer farkli hissettim. calisiyordu yoklugunu buna bagladiydim; o hala bir hayalperest fakat kronik bir issiz degildi artik. telgrafima cevabinda neden aklina geldigimi anladim, yakininda hatirlatan varmis. bunun olacagini er yada gec biliyordum, ve simdi artik o yolda ilerliyoruz. seameti onceden tahmin etme gibi bir yetenegim vardir benim. kurguyla barisik aklim, ne kurgularsa asagi yukari aynisi olur, gariptir. iyisi asla olmaz ama kotusu olur. esprileri bana benziyormus, hareketleri de benziyormus. peki ya gulusu? iste bu soruyu sormadim, kasten. cevabi duymasam daha iyi dedim. bos birakmazlar zaten onu. bu kadar inatci olmasa, coktan kaparlardi da kucuk yerin taninmisi olmanin verdigi bir cekingenlik vardir ustunde. tul perdenin arkasinda soyunan bir guzeldir, o. bilirsin ki ciplaktir, detaylari sadece kendine saklidir. tul perdeyi aralama isi basli basina "ciddi" bir girisim ister. belki de digerleri gibi alenen soyunsa boyle bir his duymayacaksindir, kim bilir?



moda, ilk ve son gittigim deniz kiyisi idi gecen sene. ilki onunla, ikincisi ise buraya donmeden yaklasik 10 ay once. durdum, adalar'a son kez bakayim diye. sonrasinda bir banka oturdum, en son oturdugumuz, konustugumuz, birbirimize baktigimiz bank oldugunu soylemeden kimseye. bugun seslerimiz cakisti, benim oldugumu tahmin etse de; heyecanliydi. asigim aslinda ona ben. ahh guzel moda, bendeki ozlemini bilmem nasil anlatabilirdim daha baska?

sabah oldu.

gunaydin, gittim ben..

serhan.

17/06/10

4 yorum:

VivaLaMartini dedi ki...

böyle romantik erkeklerin soyunun tükenmediğini görmek, bir çokları için umut verici ;)

seroo dedi ki...

ehehe sagol viva. fena degiliz, tecrube ;)

penelope dedi ki...

al işte...bunlar ülkeden gidiyor anasını sattimm...beyin göçünden sonra kalp göçü de başlamış ülkemde..seven adamlar gidiyor kalanlar da canımıza okuyorlar tükürdüğümün hayatında..

öyle güzeldi ki okumak ..
(yoo ..o yaş değil bee penelopeler ağlamaz ..sigarayı burnuma doğru üflerim ya hani gözüme doldu tümüyle bu kez..)

seroo dedi ki...

@penelope; hehe, yazdım öyle. beğenmene sevindim, geldim memlekete;)