21 Şubat 2013 Perşembe

benim inandığım tanrı

selam,

şimdi ben bütün dinlere aynı mesafedeyim. uzak mesafede. lakin şöyle bir durum söz konusu, allah'a inanmayı istiyorum. benim için önce ilim, irfan gelir. agnostik olan düşünceye yakınsın işte! dediğinizi düşünüyorum. yok o da değil. diyelim ki, tanrı var. e tanrı mesajlarını insanlara nasıl gönderecek? elçi yoluyla. bu kadarı agnostik düşünceyi bulanıklaştırmaya yeter zaten. detaya girmiyorum, zira bulanık durumlarla işim olmaz.

evet, 'elçiye zeval olmaz konusu'ndan devam edelim. elçi ile iletişime geçen tanrı; iyiliği, kötülüğü, yapılmaması gerekenleri, yapılması gerekenleri vs hepsini elçiye anlatıyor. bu anlattıkları da malumunuz, insanlar okusun da uygulasın diye kitap haline geliyor, getiriliyor. bu esnada, tanrı'ya bakıyoruz. hayvanlar, bitkiler, doğa, insanlar hepsi mükemmel. yaradan adına yakışır bir şekilde hakikaten yaratmış. bir de, keşfedelim, öğrenelim, özgür seçim yapalım diye de biz insanlara, diğer canlılara nazaran daha çok çalışan bir beyin vermiş. e kullanıp, kullanmamayı yine sahibine bırakmış. denize bakıyorsunuz, insanın bazen denizi içesi geliyor, benim geliyor. fakat bu güzelliği yaratan tanrı, kitabında diyor ki, haşa! saçın, başın görünmeyecek, ört onları. emir kipini hiç sevmem. etrafta da diyelim erkekler var. e deniz orada nasıl gireceksin bu denize? yasak mı bu şimdi? hiç olur mu? edep yerlerini ört, atla. o deniz senin hakkın. edep yerlerini örtmezsen, ben ve benim gibiler bunu davet olarak algılar, peşinden atlarız. erkeğiz be. en kibarımız bir anda ''meme uçlarınız zıpkın gibi olmuş, su soğuk galiba?'' bile diyebilir. neyse  daha fazla cıvımadan, denizden güneşe geçelim. güneş girmeyen eve doktor girer... demiş atalarımız. kafisi yararlı bu ışınların. bilim öyle diyor. ama güneşin alnında baş örtüsü, abartanlar için kara çarşaf? bunu mu istiyor tanrı? yaradan, mezalim çektirmek için mi yaratmış insanları? sıcakta kurdeşen döksünler mi istemiş? oruç, bilhassa tanrı için tutulurmuş. öyle yazar. okudum. şu an bilimsel olarak da açıklanan, insanın o kadar saat aç kalmasının uygun olmadığıdır. nefis köreltme derseniz ben sizin karşınıza yine düşünebilen insan beynini çıkarırım. ben aç gözlü bir adam değilim, nefsime hakim olabilirim. ve gelelim tapma işine; koskoca yaradan duymak istediklerini listeleyecek, kitapta toplayacak, insanlar da bunları ezberleyip kendisine söyleyecek. tanrı da bundan haz duyacak. yaratma yetisine sahip bir güç, insanlardan bunu niye istesin? olmuyor işte.

hah şimdi gelelim benim düşünceme; ben, mitolojiyi çok severim. şimdi diyorum ki; bizleri, bu içine etmekte olduğumuz doğayı, eziyet ettiğimiz hayvanları yaradan güç ile kendisine daha önce gönderdiği şekilde tapmazsan, yazılanları irdeler ve yapmazsan, öldüğünde cehennemde cayır cayır yanacak veyahut ahiret gününde kör dirileceksin diyen güç aynı o-la-maz. mantığa aykırı bi' defa. bu dünyada şarabı yasaklayan, öbür dünyada bunu vaad etmez. benim inandığım tanrı'yı bir şekilde, bir yerlere hapis etmiş olmalılar sanırım. yada bu tanrı'dan gelen mesajlar alınırken, bir hata oldu.

görüşürüz.
serhan.

2 yorum:

Aliyona dedi ki...

bence sistem son anda error vermiş.

seroo dedi ki...

bir sistem var bence de ;)