18 Şubat 2011 Cuma

donewiththewind

selam,

twitter'da benim lakabim neden donewiththewind? simdiye kadar, kimse bana boyle bir soru yoneltmedi  ama olsun; ben yine de anlatayim. hem belki merak eden bile vardir. malumunuz yukaridaki kelimeler toplulugunun anlami; bir kac yere cekilse de "ruzgarla isi bitmis" manasina geliyor, en azindan bu oyle. genele bakarsiniz, gone with the wind adli saheserden sadece bir harf degistirerek turemis bir takma isim. yabanci kelimesini kullanmayacagim diye kastim lakin olmayacak :) gordugunuz uzere, bu nicki daha once kimse dusunmediginden/ begenmediginden veya her ne haltsa, basina veya sonuna garip isaretler koymama dahi gerek kalmadan yalin haliyle kullanabiliyorum. zaten aksi olsa kullanmazdim. gerci, o zaman da bu paragrafi yazmazdim ya neyse..

peki neden ruzgarla isim bitmis? cunku ben bir yelkenliyim, ayrica motorum da yok. motor degilim ben. ne var olm? erkegin de motoru olur. ben gordum, neyse dagitmayin konuyu; yelkenliyim iste. bak simdi arabayim deseydim, hemen aklinizda; kafasinda huni, elinde direksiyon olan bir deli canlanacakti ama oyle olmadi. o yuzden de araba degilim belki de. jet-ski de olabilirdim aslinda. dusundum de, yok bu sefer de jet-ski den; hmm erken mi bosaliyor acaba bu herif? anlami da cikabilir. ayrica hic yelkenli jetsiki olur mu lan? dikkatli olmak lazim nick mick secerken, oyle basit seyler degil. gordugunuz gibi; etrafin ne dusundugu, hayatim boyunca, hic umrumda olmadi :S

ruzgar olmayinca, acik denizlerde oradan oraya suruklenen, tipki cassandra's dream filmindeki gibi; yorgun ama govdesi saglam, su alan ama batmayan bir yelkenliyim iste. nickimin manasini siz sormadan, ben soyleyiverdim. uzerimden bir yuk kalkti vallahi, rahatladim. sevgili dostlarim, sorunum (pek cok var da, buradaki..) ne biliyor musunuz? biri benden bir sey istemeden/ istemek uzereyken; bu eylemi gerceklestirmek isterim, iyi-kotu fark etmez. sonra, neden? ne oluyor ki? bir sey mi oldu? sorulari kafami kurcalar. kafam kurcalanmayi sevmez. zaten egreti duruyor icindeki, sadece ben kurcalarim. huyunu - suyunu biliyorum cunku benim kafam. eyleme ornek mi? mesela bir dostum yardim istiyor ve onun yardima muhtac oldugu asikar ki; eger musait isem o sormadan, gerekli hamleyi yapmak isterim. evet, bu  hem benim acimdan, hem de dostum acisindan iyi bir ornekti. aferin bana.

tersi ise; tee ortaokuldan kalma bir paranoyadir. sinifin kapisi calar; elbet bir bok yedigimden dolayi, genelde bir kiz cocugu (bazen gorevli) kapidan kafasini uzatir ve elindeki kagitta yazilan ismi okur. genelde serhan'i, serkan okurlar ama ben bilirim; cagirilan genelde benimdir. mudure veya yardimcisina gitmemin gerekli oldugu soylenir. kalkarken; serhan, bu sefer sictin olum.. seklindeki bakislara maruz kalarak, sinifi terk ederim. sinifin illet kapisi her calindiginda; icimde bir burkulma, bir sikinti; ahanda bu sefer niye geldiler ki acaba? diyen beynim ve gum gum atan kalbim, faaliyettedir. sonralari, baktim boyle olmayacak; iki gunde bir mudur yardimcisinin yanina ugrayip, benimle ilgili sikayet filan varsa ben direkt geleyim oyle sinifa cocuk vs gondermeyin demeye basladiydim.

heh yillarin aliskanligi olsa gerek, bir yere sebebi soylenmeden cagrilmaktan nefret ederim. kapi zillerinden de nefret ederim. hele hayvan gibi zile basan insanlarin umugunu sikabilirim. eski apartmanda oyleydi. bizim daire 22 numara, asagidaki zillerde klasik herkesin ismi yaziyor ya; bizim zil, apatman gorevllisi ile ayni hizada, en altta. gorevli hazretleri de "gorevli" yerine, adini soyadini yazmis; daire 1: recep ve soyadi seklinde. bizde de daire 22: tunc soyadimiz. lan olm, saka gibi herkes geliyor, bizim zile imanina kadar basiyor, cildirmamak imkansiz.
diyafondan, ben;

kim o?
acccc, bimlemne (yrrak kurek, kimse iste.)
ne aci lan? bak usta, sen hic 10. katta, 22 numarada oturan gorevli gordun mu?
haaa? yook.
peekii sence; recep mi daha cok gorevli ismi, tunc mu?
recep.
o zaman ne sikime bizim zile basiyorsun lan dallama?!?!

diyerek uc-bes olay cikartinca. en sonunda annem duruma el attiydi da; kutucuga "gorevli" yazildiydi. peki kurtulmus muyduk? tam degil, hala basanlar vardi. bu animi da araya sikistirdim, azicik neselenin diye..

evet, neden yine yazida turkce karakter yok? bunu da acikliyorum. cizim yaparken, bilgisayarima papatya cayi dokuldu.. diye yalan soyledigim olay aslinda su sekilde cereyan etti. bahis oynadigim turkiye macinda, burak yilmaz denyosu gol kacirdi ya iste o sirada (bak orada kaciriyor, bizim FB-TS macinda atiyor. sonra ilahi adalet filan da diyor. zaten kilim adama..) ben masaya vurdum, o darbeyle papatya cayi uzvundan cikti onca dokulecek yer varken, gitti bizim laptopin icine dokuldu. evet, bu olayin da musebbibi burak yilmaz. o sirada hay anani filan derken laptop, cayi emdi. aninda pili cikardiysam da, sivi temasi iste.. alet tirtladi. kendisi, hala tamirde bu sebepten mutevellit, turkce karakter yazimizda mevcut degil.

aklimda baska bir yazi vardi ama yazarken ibre bu yaziya dogru dondu. ibre bu, doner ;) ibre - ibne bakin, yine tek bir harf..

dikkatli olun,
sevildiginizi de unutmayin.

iyi sabahlar.

serhan.

2 yorum:

Adsız dedi ki...

bi asabilik bi bişey..
olur.şekli daha belirginleştiriyor:)
işin bokunu çıkarmakta üstünüz belki biliyosun.o üstünlüğümüzü göstereerkten ilk moku atayım

recepler ayaklanabilir ama diyim sana : ne yani biz apartman görevlisimiyik laaa..başbakanın adı ne oluuumm..bak adam başbakan oldu.."
vardı bi..pazarımızın katili bizimkiler dizisinde cafer karakteri yüzünden "biz böyle sahtekar deyiiliiz deyilizz.. "diye caferi neydi o adam unuttum onu işte onu mahkemeye verdilerdi:)

ayy.zaten takıntı yapıyorsun böyle yalnış anlaşılam mevzularını..al sana takıntı:P
bi de o issmi nerden buldu diye düşünmüştüm: rüzgar gibi geçti demez kendine de mi diye düşünmedimse noliim.farklı düşünmüşsün ama olsun yaklaşmışım:)

OYA dedi ki...

çok keyifle okudum sero.parmaklarına sağlık.