14 Mayıs 2010 Cuma

sitres yapma


selam,

bugun, canim sikkin iste. yazacagim yazi da pek ic acici olmayacak, bastan soyleyeyim, sizin de caniniz sikilmasin. bence okumayin siz bu yaziyi, hatta kapa kapa direkt kapa. bu arada ben; turkce karakter kullanmadan "sikilmak" fiilinin cekimlerinini yazarken de sitres oluyorum. zaten onum, arkam, sag, solum stres, stres hastaligindan muzdaribim ben. ammaaaa artik, hayatimi duzene koymaya karar virdim. olaya bu sikilmak fiilinden basliyorum. bir yerden basla dedi, doktor; "strese sebebiyet veren aktivitelerini kensil et." dedi, aynen boyle. buradan basliyorum ben de, stres sebebi bu da iste, hem deniyelim bakalim, calisiyor mu?

istee sirf bu yuzden kendime turkce klavye almaya karar verdim ama burada ne gezer lan turkce klavye? gerci evden istesem mi? posta ile yollarlar diyecektim de aklima geldi; mektuplar once, almanya'ya gidiyor oradan avrupa'ya dagitim var. almanya'daki postanede, gelen mektuplari inceleyen, icinden ilacim cikinca el koyan bir orospu cocugu var da; onun mesaisine denk gelirse kessin bir adilik yapar. bu sahis; hadi ilaci gectim, mektuplarima da el koyuyor, it. olm bir denesen o ilaclari sen, hepsini ayni anda caksan, ustune de haynikin icsen diyorum oglen, ne guzel olur? sonrasinda ver elini sirat:) neyse lan yine de icme simdi, avrupa insan haklari mahkemesi gelir, bize dava acar. niye koydunuz ilaci? zavalli hanscik bonibon sandi, yedi derler. a.q yoksa sen zikimde degilsin. olm baaak; babam yaziyor onlari bana, onemli benim icin o mektuplarin her kelimesi. babamin yasi var, email filan karisik isler ona, mektup yaziyor bana, duz. inci gibi el yazisi ile. sen de o mektuplara el koyuyorsun, ee peki boyun mu buyuyor? zaten boylu poslu, koltuk altina yavru kedi kacmis izlenimi veren bir hans'sin sen, biliyorum ben seni. o killari da kes, pis. cok var senden bodrum'da, marmaris'de, kas'da vs. yerlesiyorsunuz hemen tabi avro'ya ucuz kaciyor, cennet gibi mekanlar. hem bok at, hemi de yerles, ohh miss. sen, postaci maasi ile bayagi bir takilirsin lan bizim memlekette seye gelirsin; her sey dahil'e. bok gibi icersiniz sulu biralari, bedava diye de catlayana kadar yersiniz dandikus yemekleri, diger mesai arkadaslarinla. bizim ptt'de calisan memurumuz sizin memlekete vize bile alamaz, nasil duzen lan bu? memleket, gerici istilasinda zati. biz de beklyoruz, baykal icraat yapacak diye. o da; en sonunda da yapti icraatini, geldi off aman gitti..

neyse o ibne hans bana takik ya, dedigim gibi el koyar klavyeme. gelse de zaten o kadar yoldan, almanya'dan cikip teaa baltik'a gelene kadar 5 parca olur o klavye, idare edin boyle iste. strese sebebiyet veren, minicik konuyu bile kensil edemedim, du bakalim belki biri gelir de onla yollarlar. bu aralar hani tabir-i caiz ise kicimi yirtsam, agzimla kus hatta gotumle (kic demedim, iki ayni kelime ayni cumlede bozuyor..) balik yakalasam kimseciklere yaranamiyorum. bunlar mecazi seyler, niyeti bozmayalim dostlarim, okuyalim sadece. bazi zamanlar, kendi yapmam gerekenleri ikinci plana atsam da millete yardima kossam da olmuyor be.. kimseden bir "eyvallah, tessekkur, mersi, thank you, danke, spasibo, paldies vs." duyamiyorum. zor mu lan bir tesekkur? ne kadar da elestiri meraklisi yaratiklariz oglum biz/siz? her sekilde kotuye odaklanmaya alismisiz, ben de oyleyimdir bu arada. ama olsun ben tesekkur ederim, en azindan yapilan iyiligin kiymetini bilirim. kotuye odakli kalirim bak, o ayri:)

"yalanci" dendiydi bana, 20 yil once. benim soyledigim yalan suydu; kucukken, gec buyudugumden dolayi yasimi bir yas kucultup, hesapta gelisme cagindayim havasi yaratiyordum. arkadaslarim benden bir hayli uzundu, gelismislerdi iste; o vakit care buydu sanki, bilemedik. neydi benim diger yalanciligim? zor durumda kaldigimda aciklama yapamayip, eski nisanlima; "kaza parasini odedim, ben." demekti. baska da iste uc-bes kacamak, bi de olmamis isi oldu gibi anlatirdim bazen, kotu niyetim yoktu len, olsun istemistim de ondan. vallahi su bilog olmasa cat diye catlayaciyim. aha cakkidi, kenan olunmaz; dogulur eheuheuehe. bu espiriyi de hic sevmem ama yaptim. sii baak bi; bu sarkiyi ne zaman hatirlasam oren'e gelen aralarinda alamanca konusan, endami gayet yerinde iki kiz kardes aklima gelir. boyle esmer, dolgun vucutlu, uzun kirpikli, bu sarkida popolarini salliyordulardilardir:P uzun kirpik severim ben, "kirpiklarin ok ok eyle.." vardir ya eskilerden, dinleyesim geldi, iyi mi? once soruya cevap vereyim: iyi. neyse ben bu hatunlarin yanina gidip, gayet entel bir sekilde yaklasip; (ki aksesuar olarak sanilsa da gercekten okudugum kitabim da elimdeydi.) afedersiniz, bu sezlong bos mu? demistim de bana "nayn" demislerdi, net. afedersinizi, afviderzeyne cevirip, geri puskurtulmustum.

iki baktik ya hemen nayn! gecce diye hikayeden bir kulup vardi, orada da gormustuk bu hatunlari. uc bes zetoyla takiliyorlardi. ben sahsen kendime onlari yakistiramamistim, banaldiler biraz. taayyttt; saka lan tabii, banal manal.. onlari var yaa yirdim yirdim.. hatta yirdik cunku tek basima degildim. fu da vardi. harbi lan; o da beni aramaz oldu, mesaj atmaz oldu. kustu herhalde, sahi yahu; ortadogu, balkanlar ve baltiklarin en kusulesi adamiyim galiba len ben! gidiyorum, uykum geldi.

eyvallah.

14.05.10

serhan

3 yorum:

aikon dedi ki...

:))) komiksin ,bayağı yazını okudum..

seroo dedi ki...

eyvallah:))

penelope dedi ki...

normal kimse yazmıyo mu bee..