2 Eylül 2013 Pazartesi

aşkın -böyle bir- hali

onu şöyle tavlamaya çalıştım.

bak bebeğim, romantik olmayacağım. seni üzen kim olursa, onun hayatını sikerim. canını sıkan olursa, onun da ağzını, burnunu birbirine sokarım. sonra, tatile mi gideceğiz, sen seç... soru bile sormam. seninle olduktan sonra aç gözlü turistlerin sulu bira almak için birbirlerini çiğnediği -herşey dahiller- bile benim gözümde; cennet. bir de ne biliyor musun hayatım? sen zaten oraları seçmezsin, bu satırları yazarken belki de bunun rahatlığı var.

dün balıkçıdaydım hayatım. bir çift geldi. sipariş verdiler aha hatun için dışarıdan üstü streçle kaplı köfte geldi. neymiş balık yemiyormuş. ihihih diye sevindi kız. nefretle baktım ona. balık/deniz mahsulü yemeyen insan evladı mı olur lan? diye haykırmak istedim. o arada hödük herif de kasılıyordu. sanki çok bi halt yedin? uyuz sevgilin madem et yiyor, siktir git kebapçıya o zaman. ne işin var balıkçıda? zaten herif küçük bir çiftlik çipurası yedi. ot amına koyayım, öyle kuru kuru yenir mi o? bu arada balık yasağı da kalktı.

sonra hayatım, kız tuvalete gitti. onlar bacaksa, seninkiler başka bir şey. şeytan diyor ki; malum kişiye bir komplo kur, yak herifi. şeytanla iyi anlaşırım ben hayatım. yakarım! o merak ettiğin, ikna kabiliyetimi de şeytandan aldım.

yerim.

serhan

3 yorum:

Adsız dedi ki...

Bana gayet romantik geldi bu tavlama yönteminiz, acaba bende mi bir sorun var? hım?

kahve telvesi dedi ki...

Hayatım , biraz sırıtmış gibi ...

Adsız dedi ki...

"hayatım"... bu hitap şekli sende iyi durmamış... bence...