3 Aralık 2010 Cuma

no compensation


selam,

sarjoru dusurdu, "makine kimya" yapimi yerli mermi, namlunun agzinda olmaliydi. onunde bos kadehler duruyordu. dusunceler beyninde yeni yeni sekillere burunuyor, onu sinirlenmesi icin tahrik ediyordu. dusunceler biliyordu; sinirlenince, o' baska biri oluyordu. aksi gibi de her sey; sinirlenmesi icin pek musaitti. gun, mutlu baslamisti. kapidan cikisi, sarilisi, yazliga giderken onu gorusum. ben, futbol oynarken merdivenlerden cikisi ve bana bakisi; "allah’im ne kadar da guzel bir gun yasiyorum.." dediydim icimden. tekrar mekana donelim; tam, neler oldugunu hatirlayamiyorum. sadece ifadesi degisen, aniden kizaran gozlere bakiyordum, tedirgindim. ne zaman o gozler, tasvir ettigim sekilde olsa; hayra alamet olaylar gerceklesmiyordu, fazlasiyla sahit olmustum. tedirginligim yavas yavas yerini korkuya birakiyordu.

derken sarjoru dusuk ondortlu otomatigin kurulum sesi duyuldu. sarjor dusukken, kurulan bir tabanca; dolu kovani disari atmaliydi. bir sey eksikti;  tabi yaa, ses!? ses yoktu, mermi namlu disina atildiktan sonra serbest dusme ile yere dustugu; metalin mermere carptigi ses duyulmamisti. bunu o anda kimse anlayamadi. cok sonra anlasildi ki; mermi namlu yuvasindan dusmemisti. bu hain, parabellum atmaya alismis, mermi secer browning marka silahin sahibine oyun oynamisti. yakalanmamis, tabancanin hassas/esnemis tirnak yayini atlatip, namlunun icinde kalmayi basarmisti. silah sahibi; masa altindan surguyu cekip bakti ama los isik ve "yeni bos, eski dolu" kadehlerin etkisiyle mermiyi goremedi bile. belki, surguyu bir kere daha cekseydi boyle bir sey olmayabilirdi, gerek duymadi.

sakagina dayadi tabancayi ve tetigi cekti, horoz dustu ve ses. sonrasi cok uzun. acaba bunlari kuruyor muyum, yoksa gercekten boyle mi oldu? bilmiyorum. yoo yoo kurmuyorum, her seyden degerli ben vardim, ya hayatinda; hani en sevdigi. yapmazdi oyle bir sey degil mi?

galiba degil..
cok yagmur yagiyordu..

03/12/10

serhan.

1 yorum:

Enteldantel! dedi ki...

"Senin üzülmeni sevmiyorum."