Powered By Blogger
ani etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ani etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Şubat 2015 Pazartesi

bip sesinden sonra...

hey,

hayatta var olmamdan sebep; pekcok insanin hayatini dolayli veya dolaysiz etkiledim. herkes gibi. ama ben daha farkliyimdir keske olmasaydim. insanlarin hayatlarina gercekten girerim. beni cikarmak, zaman alir. aslinda at, kurtul. di mi? bu hayatta yasadiklarimi veya hayatlarina girdigim insanlarin basina gelenleri -sonradan muhakeme ettigim zaman- biraz daha akilli, serin kanli olabilen ben; bu olaylarin bircogunu onleyebilecegim kanaatine vardim. iste o an, butun oklari kendime saplamaya basladim. bu durumlarin cogunda maalesef ki, ya atil kalmisim ya da tanri'nin bana bahsettigi zekayi kullanamamisim. daha cok ise yanlis zamanda, yanlis yerlerde olmusum. ya ben bu felaketleri onleyeyim diye dogmussam? kucukken buna inanirdim. ya tanri beni x insanin hayatina gir, ona cizdigim kaderi degistir (yazilan kader belki sadece boyle degisiyor? olamaz mi?) diye gonderdiyse? ben ise x insanin hayatina girip, daha da damina koyup cikmisim. benim yuzunden kac kisinin hayati degisti acaba? iyi yonde degisen yoktur. benim iyi yanim, su anki hayat standartlarinda iyi olarak degerlendirilmez. zayiflik bile olabilir. eski filmlere bakiyorum, vikings zamani falan is yaparmisim.

yalniz yapilabilen sporlari, insan gormek istiyorsam, kalabalik ama tanimadigim insanlarin bulundugu yerlere yalniz gitmeyi, yalniz icmeyi pek tabi ki de kavga etmek durumunda kalirsam, tek basima olmayi tercih ediyorum. biliyorum ki yalnizken kimse seni, soyle yaptin da boyle oldu vs. diye elestiremez. sonucta sana ne? kime ne? ben zaten kendimi elestiririm, elestriye tahammulun yok senin! derler bana. ama bence ben kendimi o bahsettikleri konuda, coktan elestrip mahkum ettigimden dolayi tekrarini dinlemekten baymisimdir. hayatina girip, ciktigim insanlara soyle bir baktim. oyle cok enkaz var ki. ya isleri duzeltememisim, cogu ise; benden sonra daha kotu olmuslardir. aileden gir, arkadaslardan cik. bu boyle. aci ama gercek. bakin kotu niyetli biri degilim, tam tersi iyi niyetligimdir. ama benimle arkadas olmak, yaninda pimi cekilmis bir el bombasiyla gezmek gibi bir sey. dedim ya ben yanlis zamanda, yanlis yerde olurum genellikle, bir sekilde boyle olur.

bu durumda; ben olanlari artik uzaktan seyredeyim diyorum. bazen insan sikiliyor tabi. eski aliskanlik. sonra geciyor. saniyorum bu yalnizlik olayini birkac tik daha arttiracagim. ulasilmamak degil belki ama sinirli sayida insanlarin ulasabildigi bir kisi olmak sanirim en iyisi. yapabilecegim bir sey varsa yaparim; bip sesinden sonra mesaj birakin, ama sanmiyorum. Ve ben; acikca soylemek gerekirse pek kimseye ulasma taraftari degilim. denedim de gecmis o is mevcutlarda. bazi hesaplari kapatirim o kadar.

haydi eyvallah.

serhan.

not: muhendis olmayi sectigim gune geri donsem, doktorlukta israr ederdim. hata etmisim.

8 Eylül 2014 Pazartesi

bu yaziyi besbucuk dakikada yazdim

merhaba merhaba...

siz simdi, ben yazmadim saniyorsunuz ama -taslak- halinde bir suru yazi yazdim ben. mesnetsiz yazilar yazdim, capsiz yazilar, sapikca yazilar yazdim. simdi aklimdan ne gelirse yazmak istiyorum. cok garip istekler icindeyim. mesela, 8 yasinda bir oglum olsun istiyorum. hemen yarin.

sevmediklerimi yemege cagirip, onlari ne kadar sevmedigimi belirtip, kadeh kaldirmak istiyorum. ilk kadehi kaldiranin kafasina da kadehi firlatmak istiyorum. siktirin gidin lan hayatimdan demek istiyorum. evin anahtarini da alin demek istiyorum. cilingir cagirip, degistirdim de masraf olmasin demek istiyorum. kolpacino, recep ivedik ne haltsa iste o salak filmleri seyreden zekasi az guruhun o vakitlerini alip, erken olmuslere veren bir kahraman olmak istiyorum. dur diyor, uzak dur! yaklasma diyor. o dedikce, ben yaklasmak istiyorum. asagi dogru inip, islak yukari cikayim istiyorum.

iyi bir dovus sonrasi patlamis dudagimla tekila icmek istiyorum. kanim tekilanin icine gitsin, kendince bir kavis yapsin sonra iceyim istiyorum. ne salak hayatlarimiz var. 

bigmac geldi.

byez


14 Mayıs 2010 Cuma

sitres yapma


selam,

bugun, canim sikkin iste. yazacagim yazi da pek ic acici olmayacak, bastan soyleyeyim, sizin de caniniz sikilmasin. bence okumayin siz bu yaziyi, hatta kapa kapa direkt kapa. bu arada ben; turkce karakter kullanmadan "sikilmak" fiilinin cekimlerinini yazarken de sitres oluyorum. zaten onum, arkam, sag, solum stres, stres hastaligindan muzdaribim ben. ammaaaa artik, hayatimi duzene koymaya karar virdim. olaya bu sikilmak fiilinden basliyorum. bir yerden basla dedi, doktor; "strese sebebiyet veren aktivitelerini kensil et." dedi, aynen boyle. buradan basliyorum ben de, stres sebebi bu da iste, hem deniyelim bakalim, calisiyor mu?

istee sirf bu yuzden kendime turkce klavye almaya karar verdim ama burada ne gezer lan turkce klavye? gerci evden istesem mi? posta ile yollarlar diyecektim de aklima geldi; mektuplar once, almanya'ya gidiyor oradan avrupa'ya dagitim var. almanya'daki postanede, gelen mektuplari inceleyen, icinden ilacim cikinca el koyan bir orospu cocugu var da; onun mesaisine denk gelirse kessin bir adilik yapar. bu sahis; hadi ilaci gectim, mektuplarima da el koyuyor, it. olm bir denesen o ilaclari sen, hepsini ayni anda caksan, ustune de haynikin icsen diyorum oglen, ne guzel olur? sonrasinda ver elini sirat:) neyse lan yine de icme simdi, avrupa insan haklari mahkemesi gelir, bize dava acar. niye koydunuz ilaci? zavalli hanscik bonibon sandi, yedi derler. a.q yoksa sen zikimde degilsin. olm baaak; babam yaziyor onlari bana, onemli benim icin o mektuplarin her kelimesi. babamin yasi var, email filan karisik isler ona, mektup yaziyor bana, duz. inci gibi el yazisi ile. sen de o mektuplara el koyuyorsun, ee peki boyun mu buyuyor? zaten boylu poslu, koltuk altina yavru kedi kacmis izlenimi veren bir hans'sin sen, biliyorum ben seni. o killari da kes, pis. cok var senden bodrum'da, marmaris'de, kas'da vs. yerlesiyorsunuz hemen tabi avro'ya ucuz kaciyor, cennet gibi mekanlar. hem bok at, hemi de yerles, ohh miss. sen, postaci maasi ile bayagi bir takilirsin lan bizim memlekette seye gelirsin; her sey dahil'e. bok gibi icersiniz sulu biralari, bedava diye de catlayana kadar yersiniz dandikus yemekleri, diger mesai arkadaslarinla. bizim ptt'de calisan memurumuz sizin memlekete vize bile alamaz, nasil duzen lan bu? memleket, gerici istilasinda zati. biz de beklyoruz, baykal icraat yapacak diye. o da; en sonunda da yapti icraatini, geldi off aman gitti..

neyse o ibne hans bana takik ya, dedigim gibi el koyar klavyeme. gelse de zaten o kadar yoldan, almanya'dan cikip teaa baltik'a gelene kadar 5 parca olur o klavye, idare edin boyle iste. strese sebebiyet veren, minicik konuyu bile kensil edemedim, du bakalim belki biri gelir de onla yollarlar. bu aralar hani tabir-i caiz ise kicimi yirtsam, agzimla kus hatta gotumle (kic demedim, iki ayni kelime ayni cumlede bozuyor..) balik yakalasam kimseciklere yaranamiyorum. bunlar mecazi seyler, niyeti bozmayalim dostlarim, okuyalim sadece. bazi zamanlar, kendi yapmam gerekenleri ikinci plana atsam da millete yardima kossam da olmuyor be.. kimseden bir "eyvallah, tessekkur, mersi, thank you, danke, spasibo, paldies vs." duyamiyorum. zor mu lan bir tesekkur? ne kadar da elestiri meraklisi yaratiklariz oglum biz/siz? her sekilde kotuye odaklanmaya alismisiz, ben de oyleyimdir bu arada. ama olsun ben tesekkur ederim, en azindan yapilan iyiligin kiymetini bilirim. kotuye odakli kalirim bak, o ayri:)

"yalanci" dendiydi bana, 20 yil once. benim soyledigim yalan suydu; kucukken, gec buyudugumden dolayi yasimi bir yas kucultup, hesapta gelisme cagindayim havasi yaratiyordum. arkadaslarim benden bir hayli uzundu, gelismislerdi iste; o vakit care buydu sanki, bilemedik. neydi benim diger yalanciligim? zor durumda kaldigimda aciklama yapamayip, eski nisanlima; "kaza parasini odedim, ben." demekti. baska da iste uc-bes kacamak, bi de olmamis isi oldu gibi anlatirdim bazen, kotu niyetim yoktu len, olsun istemistim de ondan. vallahi su bilog olmasa cat diye catlayaciyim. aha cakkidi, kenan olunmaz; dogulur eheuheuehe. bu espiriyi de hic sevmem ama yaptim. sii baak bi; bu sarkiyi ne zaman hatirlasam oren'e gelen aralarinda alamanca konusan, endami gayet yerinde iki kiz kardes aklima gelir. boyle esmer, dolgun vucutlu, uzun kirpikli, bu sarkida popolarini salliyordulardilardir:P uzun kirpik severim ben, "kirpiklarin ok ok eyle.." vardir ya eskilerden, dinleyesim geldi, iyi mi? once soruya cevap vereyim: iyi. neyse ben bu hatunlarin yanina gidip, gayet entel bir sekilde yaklasip; (ki aksesuar olarak sanilsa da gercekten okudugum kitabim da elimdeydi.) afedersiniz, bu sezlong bos mu? demistim de bana "nayn" demislerdi, net. afedersinizi, afviderzeyne cevirip, geri puskurtulmustum.

iki baktik ya hemen nayn! gecce diye hikayeden bir kulup vardi, orada da gormustuk bu hatunlari. uc bes zetoyla takiliyorlardi. ben sahsen kendime onlari yakistiramamistim, banaldiler biraz. taayyttt; saka lan tabii, banal manal.. onlari var yaa yirdim yirdim.. hatta yirdik cunku tek basima degildim. fu da vardi. harbi lan; o da beni aramaz oldu, mesaj atmaz oldu. kustu herhalde, sahi yahu; ortadogu, balkanlar ve baltiklarin en kusulesi adamiyim galiba len ben! gidiyorum, uykum geldi.

eyvallah.

14.05.10

serhan